Vedalar genellikle hüzünlüdür ama bizim 2025 yılına vedamız hüzne dahil değil. Çünkü, üreten kesim olarak 2024’ün yükleri ile girdiğimiz 2025 yılını, hem hedeflerimizden uzak ve artan kırılganlıklarımızla birlikte hem de toplumdaki ahlaki çöküşten dolayı oldukça yıpranmış bir şekilde kapatıyoruz.
Ekonomik göstergelerdeki olumsuzluklar bir yana, zincirleme bir sorumsuzluk örneği olan otel yangını ile başlayan derin acımız, yanan ormanlarımızla, cinayete kurban giden kadınlarımızla, tacize uğrayan çocuklarımızla, düşen askeri uçaktaki 20 şehidimizle ve tabi ki Gazze’de dinmeyen soykırım ile devam etti. Görevlerini kötüye kullanan kamu çalışanlarının maddi zararları, rüşvet vakaları, toplumun her kesimine yayılan uyuşturucu olayları, denetim ve ceza eksikliğinden kaynaklı insan ölümüne sebep olan durumlar, sahte diploma ve alınan bazı hukuki kararlar sabır ve öfke baremimizi aştı.
Mutlu olduğumuz ve gururlandığımız nadir anlar ise bireysel ve takım düzeyindeki milli sportif başarılar ile savunma sanayinde geldiğimiz nokta oldu.
Her zaman ifade ettiğim gibi cennet bir vatana, şanlı bir tarihe sahibiz. Ülkemizi bir adım öteye taşımak hepimizin sorumluluğudur. Biz üreterek, sorumluluğumuzu yerine getirmeye gayret ediyoruz. Özellikle, son birkaç yıldır bu uğurda çok yorulduk, maddi manevi bedeller ödedik. Umutlarımız yine bir sonraki yıla kalsa da dayanabileceğimiz noktaya kadar üretmeye, istihdam sağlamaya, ülkemize döviz kazandırmaya elbette devam edeceğiz. Bugün milli gelir ve istihdamın içinde sanayinin payı azalsa da üreterek ülkemize katkı koymayı sürdüreceğiz. Ege Bölgesi Sanayi Odası olarak, sanayinin ve sanayicimizin önündeki engelleri dile getirmeye, çözüm aramaya yeni yılda da devam edeceğiz. Çünkü, ülkemizin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Her fabrika bir kaledir.”
Trump 2.0 ile başlayan küresel ticaret savaşı, artarak devam eden jeopolitik riskler, tedarik zincirlerindeki kırılmalar, sınır savaşları, korumacılık, kutuplaşma Çin’in kırılamayan fiyat politikasıyla birlikte içerde yaşananlar öngörülemezliği artırarak 2025 yılında kuşkusuz ekonomik performansımıza olumsuz yansıdı ve rekabet gücümüz yavaşladı.
2026 yılında küresel ekonomik büyüme 2025 ile aynı seviyelerde beklenirken küresel ticaret hacminde ortalama 1,5 puan gibi bir gerileme öngörülüyor ki, bu oldukça yüksek bir oran. Kuşkusuz bunda Trump politikaları ve ticaret savaşları büyük bir etken. Bizim açımızdan olumlu kısmı, en büyük partnerimiz Almanya’nın 0,7 puan artışla %0,9, İtalya’nın 0,3 puan artışla %0,8 büyüme beklentisidir. Benzer şekilde, Türkiye için beklenen büyüme de %3,7 ki, dezenflasyonist sürecimizde maliye politikasını daha etkin kullanırsak, sanayi dostu politika adımları atarsak, enflasyon-faiz-kur dengesini doğru kurgularsak sanayi ve ihracatın pozitif katkısı ile %4 civarı büyümenin de mümkün olacağına inanıyorum.
Ege Bölgesi Sanayi Odası olarak, yılın son günlerinde yeni binamıza taşınmanın heyecanını yaşadık. 15 Aralık itibarıyla hizmete başladığımız, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgemizde yer alan binamızda üyelerimiz ile bir arada olmaktan mutluluk duyacağız. Her zaman olduğu gibi iyi bir etkileşimle üyelerimizin konularını birlikte istişare ederek çözüm üretmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
Jeopolitik güç mücadelesinin dozunu artıracağı, kutuplaşmanın belirginleşeceği, riskleri ve fırsatları ile 2026 yılının, ülkemiz, iş dünyamız ve halkımız için sağlıkla, kolaylıkla geçmesini diliyor, huzurlu ve mutlu bir yıl temenni ediyorum.