BELİRSİZLİĞİN İÇİNDE YOLUNU BULABİLMEK!
Mevcut ekonomik zorluklara eklenen jeopolitik riskler, küresel ticaret rotalarını tehdit etmeye devam ederken, beraberinde belirsizliği ve maliyetleri de giderek artırmaktadır. Kontrolümüz dışında gelişen bu durumlar sayıca çoğalırken, sıkışmış bir ekonomi içerisinde kontrolümüz dahilinde olan durumları çok daha dikkatli değerlendirmek zorunda olduğumuzu da bize hatırlatıyor.
Özellikle de beklentilerin ötesinde yavaş ilerleyen dezenflasyon sürecinin vermiş olduğu zarar, üretici ihracatçılarımızın mağduriyetleri ile birleşince öngörülemez bir noktada iş insanları yolunu bulmakta zorlanıyor.
Böyle bir süreçte, Uluslararası Yönetim Danışmanlık firması Kearney’in Küresel CEO Zirvesi’nden çıkan sonuçlar, iş insanlarına önemli ipuçları vermektedir. CEO’lara göre belirsizlik, istikrarsızlık ve parçalanma geçici olgular değil; aksine, bunlar ve yol açtıkları aksaklıklar, öngörülebilir gelecekteki işletme ortamının sistemik ve belirleyici özellikleridir. CEO’lar, istikrara geri dönüşten ziyade sürekli bir aksaklığın, iş dünyasının yeni normali olacağının altını çizmektedir. CEO’lar tarafından önümüzdeki üç yıl içinde geliştirilmesi gereken yaklaşımlar ise şöyle:
- Dengesizlik için plan yapın, toparlanma için değil. Jeopolitik, teknolojik ve ekonomik değişimlerin sürekli devam edeceğini varsayarak faaliyet modelleri tasarlayın; istikrarın yeniden tesis edileceğini varsaymayın.
- Uyum sağlayabilen organizasyonlar oluşturun. Yalnızca daha yüksek verimlilik sağlamaya değil, hızlı öğrenmeyi ve kaynakların hızla yeniden tahsis edilmesini mümkün kılan yetkinlikler geliştirmeye odaklanın.
- Siyasi riskleri stratejiye entegre edin. Yatırım, tedarik, teknoloji ve pazarla ilgili kararlar, ticari olduğu kadar jeopolitik analizleri de gerektiriyor.
- Hükümetleri stratejik paydaşlar olarak değerlendirin. Hükümetlerin rekabet koşullarının şekillenmesinde daha büyük bir rol üstlenmesiyle birlikte, politika yapıcılar ve düzenleyici kurumlarla güvene dayalı ilişkiler geliştirin.
- Jeopolitik istihbarat kapasitesi oluşturun. Yönetim kurullarını ve üst düzey yöneticileri; politika değişiklikleri, yaptırımları, ihracat kontrolleri ve güvenlik kaygıları ile şekillenen olası düzenlemeleri öngörebilecek yetkinliklerle donatın.
- Küreselleşmenin bir sonraki aşamasına konumlanın. Sınır ötesi büyümenin dönüşüm geçirdiği bir ortamda, hizmetlere, dijital iş modellerine ve bilgi yoğun ürün ve hizmetlere öncelik verin.
- Bölgeye özgü stratejiler geliştirin. ABD, Çin, Avrupa ve Küresel Güney birbirinden farklı yollar izlerken, başlıca pazarların birbirine yakınsayacağını varsaymaktan kaçının.
- İç siyaseti stratejinin bir parçası olarak ele alın. Büyük güçlerdeki iç gelişmeler, uluslararası anlaşmalardan daha büyük ticari etkilere yol açabilir.
- Büyüme fırsatlarını çeşitlendirin. Herhangi tek bir jeopolitik gelişme çizgisine bağımlılığı azaltmak için yatırımları birden fazla bölge arasında dengeli şekilde dağıtın.
70 farklı ülkeden Zirveye katılan CEO’ların bu değerlendirmeleri, bugün ve yakın dönemin iş dünyasına ışık tutarken, bildiğimiz ama hayata geçiremediklerimiz için de bizlere bir hatırlatma yapıyor.
Ağustos ayını tamamlarken, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın ve 9 Eylül İzmirimizin kurtuluşunun 104. yıldönümünü gönülden kutluyor, tarihimizin en önemli dönüm noktalarında büyük zaferlere imza atan, kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarını, şehitlerimizi, gazilerimizi şükranla, rahmetle ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad olsun.