Hakan Ürün AGROEXPO Fuarı Açılışında Konuştu: “Tarım ve Hayvancılık; Gıda Güvenliğinin, Toplumsal Refahın ve Ulusal Bağımsızlığın Temelidir”

03 Şubat 2026

EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, AGROEXPO 21. Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, dijitalleşme ve yapay zeka gündemde olsa da tarım ve hayvancılığın hala en stratejik sektörler arasında yer aldığını vurgularken, “Taş devrine de dönsek, uzaya da çıksak, yapay gıdalar da üretilse, tarım ve hayvancılık; gıda güvenliğinin, toplumsal refahın ve ulusal bağımsızlığın da temelidir.” dedi. 

Türkiye ve Avrupa’nın en büyük tarım ve hayvancılık fuarlarından AGROEXPO Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı, bu yıl 21’inci kez kapılarını açtı. Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Başkanı H. İbrahim Gökçüoğlu'nun da katıldığı törenin açılış konuşmalarını; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, CHP Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, İzmir Ziraat Odası İl Koordinasyon Kurulu Başkanı İbrahim Erdallı ve Orion Fuarcılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan gerçekleştirdi.

EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, pandemi ile iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte gıdada arz güvenliği ve tarımsal üretimin hayati önemiyle yüzleşildiğinin altını çizerken, “Ağaç dalındayken bilmezmiş yaprağın kıymetini, düşünce anlarmış onu ne kadar çok sevdiğini.’ Mevlânâ 13. yüzyılda böyle derken, 21. yüzyılda insanoğlu önce pandemi ardından iklim değişikliği ile deneyimlediği ve hiç tükenmeyecek sandığı gıdada arz güvenliği ile yüzleşti ve tarımsal üretimin hayati önemi küresel ekonomide anlaşıldı. Tarımsal ve hayvansal üretimde her geçen gün artan zorluklar, yaşanan üretim düşüklüğü, azalan üretici sayısı, artan maliyetler gıdanın sürdürülebilirliği riskini de gündeme yerleştirdi. Günümüzde her ne kadar ağırlıklı olarak dijitalleşmenin, yapay zekanın olmazsa olmaz olduğu konuşulsa da ekonomilere ivme katan etkileri ilk sırada yer alsa da biliyoruz ki tarım ve hayvancılık hala en stratejik sektörlerin başında gelmektedir. Taş devrine de dönsek, uzaya da çıksak, yapay gıdalar da üretilse, tarım ve hayvancılık; gıda güvenliğinin, toplumsal refahın ve ulusal bağımsızlığın da temelidir. Bu da tarım ve gıdada kendi kendine yeter bir ülke olmanın önemini ortaya koyuyor.” ifadesini kullandı. 

Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün milli gelir içindeki payının yüzde 5,5 düzeyinde olduğunu hatırlatan Ürün, EBSO olarak organize tarım bölgeleriyle planlı ve sürdürülebilir üretimin önünü açtıklarını söylerken, “Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) 3 milyon metrekare, Kınık OTB Tıbbi ve aromatik bitkiler 1,2 milyon metrekare, Bayındır Sera OTB çiçek ve bitkisel üretim ile 3 milyon metrekarelik alanda yeni yatırımcıları için altyapı çalışmaları son hızla devam ediyor. Bu projelerle çok yakın zamanda İzmir’in artacak üretim potansiyeli, bugünden uluslararası olan bu fuarın değerini de artırmaktadır. O nedenle, yerli üreticilerimizi dünya ile buluşturan böylesine önemli bir fuarın, tarih boyunca tarımın ve ticaretin merkezlerinden biri olmuş İzmir’de düzenleniyor olması çok değerlidir. Sektörde yeni iş birliklerinin geliştirilmesi ve yenilikçi çözümlerin paylaşılması açısından son derece önemlidir.” diye konuştu. 
Sektörün çözüm bekleyen konuları ve çözüm önerilerine ilişkin de konuşan Hakan Ürün, “Verimlilikten sürdürülebilirliğe, maliyet yönetiminden üretim planlamasına kadar pek çok alanda teknolojik gelişime ihtiyaç vardır.  İklim krizi ve kuraklığın etkilerini yoğun bir şekilde hissettiğimiz İzmir’de; su yönetimi, iklim dostu üretim modelleri ve uzun vadeli tarım stratejileri geliştirmek artık bir tercih değil, zorunluluktur.  Nasıl ki; on yıllar boyunca petrolü elinde bulunduran ülkeler, küresel söz sahibi olduysa, yakında da suyu elinde bulunduran, tarım ve gıdada kendi kendine yeter olan ülkeler küresel söz sahibi olacaklardır. Öyle ki, uluslararası arenada su için “mavi altın”, “mavi petrol” ifadeleri kullanılıyor. Tarımsal üretim için su konusunu da çözmemiz şarttır. Son bir konu da en büyük ticaret partnerimiz AB ile Gümrük Birliğinin bir an evvel güncellenerek tarım ürünlerinin de eklenmesi, AB’nin serbest ticaret anlaşması imzaladığı ülkelerden kaynaklı sektörlerin mağduriyet yaşanmasına müsaade edilmemesi gerekiyor.” dedi. 

Haberler

Başkana Ulaşın