EBSO’da “Yeşil Teknolojilerde Fikri Mülkiyetin Önemi ve Ticarileştirme” Etkinliği Gerçekleştirildi

11 Haziran 2026

Türk Patent ve Marka Kurumu öncülüğünde, Ege Bölgesi Sanayi Odası ev sahipliğinde; Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, İzmir Bakırçay Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi, DEPARK/DETTO ve Bilişim Vadisi paydaşlığında, “Yeşil Teknolojilerde Fikri Mülkiyetin Önemi ve Ticarileştirme” etkinliği gerçekleştirildi. Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak’ın “Sınai Mülkiyet ve Akademik Hayat” konulu sunum yaptığı programda, EBSO Yönetim Kurulu Üyesi Suha Kahraman, Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydoğan Savran ve Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç açılış konuşmaları yaptı. 

EBSO Yönetim Kurulu Üyesi Suha Kahraman konuşmasında, ülkelerin kalkınma politikalarında, gelişmiş bir sanayi kültürü ile yüksek refah seviyesi, tescil edilen ve ticarileştirilen patent ile doğrudan orantılı olduğunu ifade ederken, “Amerika’ya, Çin’e, Güney Kore’ye, Japonya’ya, Almanya’ya, İngiltere’ye, Fransa’ya.. Dünyada tecil edilen patent listesinde 2 patentten birisinin Çin’e ait olduğunu görüyoruz. Çin’in son yıllarda dünyaya hakimiyetinin altında da adım adım tesis ettikleri Ar-Ge kültürü ve sonucunda ticarileştirilen patentlerdeki performansı son derece önemlidir. Ülke olarak son yıllarda artan bir başarıya imza atsak da çok daha hızlı yol almalıyız. Yerel bazda da, Türkiye’de tescil edilen patentin yüzde 5’i, markada ise yüzde 7’ye yakını İzmir’de. Kuşkusuz 9 üniversite, teknoparklar, güçlü sanayi kültürü içerisinde bu oranların çok daha yüksek olması gerekiyor.” ifadesini kullandı. 

Dönüşen yeni dünya düzeninde katma değerli üretim ile var olunmak isteniyorsa Ar-Ge kültürünün gelişmesi, patentlerin ticarileştirilmesi, ekonomik değere dönüştürülmesinin çok kıymetli olduğunu sözlerine ekleyen Kahraman, “Var olan sorunların çözülmesi kilit bir konudur. O nedenle de etkinliğimizin yaratacağı farkındalığı ve ortaya konacak vizyonu çok önemsiyoruz. Diğer yandan, günümüzde sürdürülebilir kalkınma, iklim kriziyle mücadele ve kaynak verimliliği gibi konular artık sadece çevre politikalarının konusu değil. Yeşil politikalar; ekonomik büyümenin, rekabet gücünün ve teknolojik dönüşümün de merkezinde yer alıyor. Zira yeşil teknolojiler, çevre üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirmek, doğal kaynakları korumak ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek amacıyla geliştirilen yenilikçi çözümlerin bütünü olarak büyük önem taşıyor. Dünya yeşil politikalar ve teknolojiler odağında, özellikle son 10 yıldır ciddi bir atılım içerisinde. Yeşil teknolojilere yapılan yatırımlar da her geçen yıl artıyor. Küresel çapta yeşil teknolojilere ve temiz enerjiye yapılan yatırımlar Uluslararası Enerji Ajansı ve Birleşmiş Milletler raporlarına göre 2 trilyon dolar sınırını aşmış durumda. Bu rakamın gelecek yıllarda artması kaçınılmazdır. Ülkemizde de bu alanda umut verici ve tarihi gelişmelere tanıklık ediyoruz. Yakın zamanda Türkiye’de yenilenebilir enerji alanında önemli bir eşik aşıldı. Güneş ve rüzgâr enerjisinden üretilen elektrik, nisan ayında ilk kez kömürden üretilen elektriği geride bırakarak elektrik üretiminde tarihi bir dönüm noktasına ulaştı. Benzer şekilde, organize sanayi bölgelerimizde yenilenebilir enerji santrallerinin kurulu gücü de fosil yakıt bazlı tesisleri geride bıraktı.” diye konuştu. 

“Bugün yeşil teknolojiler; sanayiden ulaşıma, tarımdan sağlığa, inşaattan atık yönetimine kadar çok geniş bir yelpazede hayatımızı dönüştürüyor” diyerek sözlerine devam eden Kahraman, “Tıpkı yapay zeka gibi, yeşil teknolojiler de artık yaşamın hemen her alanında daha güçlü bir şekilde varlığını sürdürecektir. Özellikle iklim krizi, kaynak kısıtları ve sürdürülebilirlik hedefleri bu dönüşümü daha da hızlandıracaktır. Elbette teknolojik gelişmelerin toplumsal ve ekonomik faydaya dönüşebilmesi için yalnızca yenilik üretmek yeterli değil. Bu yeniliklerin korunması, yatırım çekebilmesi, sanayiyle buluşması ve pazara ulaşabilmesi de büyük önem taşıyor. İşte bu noktada fikri mülkiyet hakları kritik bir rol üstleniyor.  Patentler, faydalı modeller, tasarımlar ve diğer fikri mülkiyet araçları; yenilikçi fikirlerin korunmasını sağlarken aynı zamanda araştırma ve geliştirme faaliyetlerini teşvik etmek, teknoloji transferini kolaylaştırmak ve ticarileştirme süreçlerine güç kazandırmak gibi faydalara sahiptir.” dedi. 

Etkinlik kapsamında 2025 yılında en fazla sınai mülkiyet başvurusu yapan akademisyenler ve firmalara teşekkür plaketleri takdim edildi. Ayrıca, İzmir’deki üniversitelerin patentlerine ilişkin posterlerin yer aldığı sergi alanı ziyaret edilirken, “Tarım ve Gıda Alanında Fikri Mülkiyet ve Ticarileştirme”, “Enerji Alanında Fikri Mülkiyet ve Ticarileştirme” ile “Endüstriyel Teknolojilerde Fikri Mülkiyet ve Ticarileştirme” başlıklı paneller de düzenlendi.

Haberler

Başkana Ulaşın