ÇEVRE SORUNLARI, KÜRESEL OLARAK ELE ALINMALI


12.12.2016, Pazartesi

İlgili Görseller

ÇEVRE SORUNLARI, KÜRESEL OLARAK ELE ALINMALI

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdoğan Çiçekçi, çevre sorunlarının küresel bazda ele alınması gerektiğini savundu.

Ege Bölgesi Sanayi Odası, Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ile çevre sorunlarının tespitinde jeofizik mühendisliği yöntemleri konusunda sanayiciye yönelik bilgilendirme ve eğitim semineri düzenledi. Etkinlikte; sanayi bölgelerinde kullanılan yeraltı suyu tespiti, atık suların doğaya karışması durumunda kirlilik sınırı tespiti, bina yapımında zemin etüdü, katı atık alanlarında toprağa sızan suların oluşturduğu kirlilik alanları tespiti, sahillerde tuzlu su-tatlı su girişim sınırlarının belirlenmesi, tarımda aşırı gübre kullanımı sonucu oluşan kirlilik tespiti, metro istasyonları ve kapalı alanlardaki radon gazı tespiti konuları ele alındı.

Toplantının açılışında konuşan EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdoğan Çiçekçi, Oda olarak çevre konusuna özel bir önem verdiklerini, “çevre geleceğimizdir” bakış açısına sahip olduklarını bildirdi.

Küreselleşen dünyada, çevre sorunlarının da küresel olarak değerlendirilmesini gerektiğini belirten Çiçekçi, “Ülkelerin sınırlarını aşan ve küresel bir nitelik taşıyan çevre sorunlarının çözümünü hedefleyen politikaların da, ilgili kuruluşların işbirliğinde ve hem küresel hem de yerel düzeyde ele alınması gerekmektedir. Bizler EBSO olarak, üyelerimizin yaşadığı sorunların ve çevre sorunlarının çözümünde ilgili tüm kuruluşlar ile işbirliği yapılması, görüş ve tecrübelerin paylaşılması gerektiğini düşünmekteyiz. Yaptığı üretim vazgeçilmez bile olsa çevreyi kirleten sanayi kuruluşu bizim için kıymetli değildir” dedi.

Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer de, nüfus arttıkça yeraltı kaynaklarına olan ihtiyacın arttığını hatırlatırken, Türkiye’nin kaynaklarını, milli değerleri ve çevreyi korumayı amaç edindiklerini söyledi.

EBSO'da düzenlenen çevre sorunları toplantısında konuşan Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, kirliliğin sanayi ve endüstrinin gelişmesiyle arttığını anlattı. İnsanların etkilendiği radyasyonun yüzde 88 doğal yollardan olduğunu belirten Kaya, mutfakta kullanılan tezgahların ve granit yer kaplamalarının da radyoaktif olabileceğini belirtti.

YAŞADIĞIMIZ ORTAMA DOĞAL BASKI ARTIYOR

Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya ise yaptığı sunumda, çevre kirliliğinin sanayi ve endüstrinin ilerlemesiyle artış gösterdiğini anlattı. İnsan nüfusunun sanayileşen bölgelerde yoğunlaştığını anlatan Kaya, "Dünya nüfusunun yüzde 50'si yüzölçümünün yüzde 8'ini kullanıyor. Tarih boyunca hep aynı alanları kullanmaya devam etmişiz. Nüfus arttıkça yaşadığımız ortama doğal baskımız artıyor" diye konuştu.

BİNALARI, TESİSLERİ DOĞRU YERE KURUN

Jeofiziğin yeraltında yaptığı çalışmalarla atık durumunu tespit edebileceğini belirten Kaya, "Biz fiziğin temel ilkelerini hasar vermeden yere uyguluyoruz. Yer çekiminden yararlanıyoruz, yer manyetik alanından yararlanıyoruz. Sismik dalgalar oluşturarak zemin etüdünü yapıyoruz. Bir tesis kurulurken yeraltı kaynaklarının durumu ve bunun hem yerküreye hem de tesise etkileri araştırılmalı. Bu metotlarla kirliliği de tespit edebiliriz. Yapay gübrelerle tarım yapılan alanların taranarak radyo aktif kalıntılar olup olmadığının da araştırılması gerekiyor" dedi.

Radyoaktiviteden korkulduğunu ancak insanların maruz kaldığı radyasyonun yüzde 88’ine doğal yollarla karşılaşıldığını belirten Kaya, “Mutfaklarınızda kullandığınız tezgahlar ve granit yer kaplamaları da radyoaktif olabilir. Hastanede röntgen cihazının önünden geçmiyorsunuz ama magmatik ürünleri evlerde mutfaktaki tezgahlarda kullanıyorsanız, bahçede duvarlarda kullanıyorsanız kendinizi radyoaktif ortama hapsediyorsunuz demektir" ifadelerini kullandı.

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.