YORGANCILAR: HEDEFİMİZ BÜYÜMEK


03.10.2018, Çarşamba

İlgili Görseller

Yorgancılar: Hedefimiz büyümek

 

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, büyümeyi hedef gösterdi. Ekonomiye ilişkin verilerin üretim arttığında büyümenin de arttığını ortaya koyduğunu belirten Yorgancılar, “Yol belli. Üretim yoksa kalkınmak hayaldir, istihdam hayaldir. Üretim yoksa kişi başına gelir oluşturmak hayaldir. Rakamlar bunu söylüyor. Türkiye’nin potansiyeli, ekonomisinin gücü, Türk özel sektörünün dinamik yapısı, etkin stratejilerle bu fırtınadan çıkışı sağlayacaktır” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne bağlı İzmir’deki Oda ve Borsaların Yönetim Kurulları Ortak Toplantısı, İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Güncel ekonomik konuların yanı sıra İzmir ve Ege Bölgesi'nde hayata geçirilecek önemli projelerle gelişim aşamalarının da ele alındığı toplantının açılışında konuşan EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, İzmir'deki Odalar olarak ortak çalışma kültürü içinde olduklarını vurguladı.

Yılın son çeyreğinde gerek Türkiye gerekse küresel ekonomide tahminlerin ötesinde konuların gündemde olduğunu hatırlatan Yorgancılar,  ABD’nin ticaret savaşlarını başlattığını ve keyfi uygulamalar yaptığını, İtalya ve Portekiz kaynaklı borçlar nedeniyle AB’nin riskinin öne çıktığını, banka bilançolarının zayıf kalitesi ve iç borç fazlalığı nedeniyle Çin’in büyümesinin yavaşladığını, İngiltere’nin de Brexit kararından en az zararla çıkma çabalarını örnek gösterdi. Gelişmekte olan ülkelere ilişkin endişelerin devam ettiğini de dile getiren Yorgancılar, küresel ekonominin önemli bir oyuncu olan Türkiye’nin de bu gelişmelerden etkileneceğini belirtti.

 

Dünün tercihi, bugünün sonucu

Ender Yorgancılar, Türkiye’nin jeopolitik risklerine Ağustos ayından bu yana dolarda yaşanan türbülansın da eklendiğini, yılın son çeyreğine doğru ekonomideki öncü göstergelerin iş dünyasını tedirgin ettiğini ifade etti.

Döviz kuru şoku ile firmaların borçlarını ödeyemez hale geldiğini, Merkez Bankası’nın gecikmeli ancak yüksek oranda artırdığı faizlerle bankaların da mevduat toplama yarışına girdiğini belirten Yorgancılar, mevduat faizlerinin yüzde 30, kredi faizlerinin de yüzde 40’ları bulduğunu, aradaki makasın giderek açıldığını vurguladı.

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, bugün döviz kurları ve faizlerde gelinen sürecin ilk adımlarının 2009 yılından itibaren döviz geliri olmayan firmaların da dövizle borçlanmalarına izin verilmesiyle atıldığını dile getirirken sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sonuçta döviz geliri olmayanların borcu varlıklarının üç katına çıktı ve bunu döndürme şansları kalmadı. Üyelerimizi benim de ısrarla “döviz geliriniz yoksa dövizle borçlanmayın” diye uyarmamın sebebi adım adım görünen bu tehlikeydi. Ve bugün reel sektörün net döviz borcu 216 milyar dolara çıktı. Devletin verdiği imkan, ne yazık ki yanlış kullanılmış ve firmalarımızın kendi hatalarından bugünkü noktaya gelinmiştir. Alınan borçlar; Ar-Ge, inovasyon, markalaşma gibi alanlarda kullanılabilseydi, bir fırtınada bu sarsıntıyı belki yaşamazdık.

1998 Asya krizinin temel sebebi, firmaların yatırımlarını finanse etme şeklinden kaynaklı borç kriziydi. Yen ile değil, dolar ile borçlanmaları. Tıpkı bugün Türkiye’de olduğu gibi…”

Borç krizinin firmaların bilançolarına kambiyo zararı olarak yazılacağına dikkat çeken Yorgancılar, EBSO’nun 100 Büyük, İSO’nun 500 Büyük firma çalışmasında da bunun net olarak görüleceğini belirtirken, “Geçen yıl 500 Büyük firmanın 96 miyar lira olan faiz öncesi karı, bugün katlanarak kur zararı olarak karşısına çıkacak. Bu da firmaları bir süre daha yatırımları ötelemeye, maliye kontrolüne zorluyor” diye konuştu.

 

Kurun dengelenmesi şart

Ender Yorgancılar, dövizde yaşanan türbülans karşısında; ihracat gelirlerinin en az yüzde 80’inin Türkiye’ye getirilmesi, dövizle yapılan alım-satım ve kiralama işlemlerinin Türk Lirası’na döndürülmesi, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının dikkate alınmayabileceği düzenlemelerinin yapıldığını, kaynakların verimli kullanılması amacıyla 100 milyon liranın üzerindeki borçlular için yapılandırması imkanı sağlandığını hatırlattı.

Hükümetin tüm bu iyi niyetli gayretlerini takdirle karşıladıklarını ancak üreticinin üzerindeki yüklerin her geçen gün arttığını söyleyen Yorgancılar, elektrik ve doğalgaza Ocak ayından bu yana 4 kez zam yapıldığını, zamlara kur, faiz ve enflasyonla birlikte artan finansman maliyetinin yanı sıra artan hammadde fiyatları da eklendiğinde üretimi sürdürmenin oldukça güçleştiğini dile getirdi.

“Şu bir gerçek ki, önümüzü görebilmemiz için döviz kurlarının makul bir seviyede dengelenmesi gerekiyor” diyen Yorgancılar, sözlerine şöyle devam etti:

“Yurt içinde alınan önlemler tek başına yeterli olmayacaktır. Büyümenin daralacağı bir dönemde, ihracatla bu önlemleri desteklememiz gerekmektedir. O nedenle, yeni pazarlar noktasında çok daha girişken olmalıyız. Türkiye olarak, ticaret müzakereleri içinde mutlaka aktif rol almak zorundayız. İkili ticaret anlaşmalarına menfaatlerimiz doğrultusunda ağırlık vermeliyiz. Gümrük Birliği’nin güncellemesi, Brexit sonrası İngiltere ile ticaretten sağlayacağımız fayda çok önemli. Ticaret savaşlarının uzaması durumunda, biz de payımıza düşeni alacağız. O nedenle, sadece içe kapanmak yeterli olmayacaktır.”

 

Birlikte başaracağız

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, Çin’in bile kritik teknolojilerde kendine yeterli olmaktan bahsederken Türkiye’nin daha tarımda kendine yetmeyi tartıştığına dikkat çekti ve “Bireyselden, kamuya kadar stratejik adımlar atmamız, kaynakları doğru ve etkin kullanmamız gereken önemli bir süreçteyiz. Bizim hedefimiz büyümek. Yol belli, üretim yoksa kalkınmak hayaldir, istihdam hayaldir, kişi başına gelir oluşturmak hayaldir. Üretim rakamları arttığı zaman büyüme artmış, düştüğü zaman büyüme azalmıştır. Eğer rekabet etmek istiyorsak, enerji konusu çözülmesi gereken en önemli konulardan biridir. Yenilebilir enerji kaynaklarını artırmamız, bilim ve teknolojinin geldiği son noktaya uygun nükleer santrallerin ülkemizde yapılması gerekiyor. Ümidimizi hiçbir zaman yitirmememiz lazım. Türkiye’nin potansiyeli, ekonomisinin gücü, Türk özel sektörünün dinamik yapısı etkin stratejilerle bu fırtınadan çıkışı sağlayacaktır. Türkiye krizlerin hepsinin üstesinden geldi, başardı. Bunun üstesinden de geleceğiz. Başaracak gücümüz de bilgi birikimiz de var. O yüzden dik durup başarmak hepimizin ortak sorumluluğu" dedi.

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.