SANAYİNİN DEVLERİ


25.05.2018, Cuma

İlgili Görseller

Sanayinin devleri

 

 

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) 2017 yılında üretimden satışlar kriterine göre 100 büyük sanayi kuruluşunu açıkladı. 2017 verilerine göre listeye 12 yeni firma giriş yaptı. 17 firmanın yükseldiği listede, 63 firmanın sıralaması aşağı indi, 7 firma ise sırasını korudu. 100 Büyük sanayi kuruluşu listesinin ilk 5 sırasını; Tüpraş, Petkim, Philsa, İzmir Demir Çelik, Abalıoğlu Yem-Soya teşkil etti. Listede yer alan firmalardan 73 tanesi üretimini İzmir’de yaparken, 13 firmanın üretimi Ege ağırlıklı, 14 firma da konsolide olarak kaydedildi. 100 Büyük listesinde yer alan kuruluşlardan 83’ü, 14’si zarar, 52 firma da Ar-Ge çalışması yaptığını bildirdi. Üretimden satışlar itibariyle 100 büyük firmanın yüzde 78.3’ü kimya, gıda ve demir-çelik sektöründe yoğunlaştı.

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları İbrahim Gökçüoğlu ve Muhsin Dönmez, Yönetim Kurulu Üyeleri Hakan Ürün, Aytekin Öztaş, Metin Akdaş ile Ali Arda Yüksel’in katılımıyla gerçekleştirdiği basın toplantısında, üretimden satışlar kriterine göre yapılan anket çalışması doğrultusunda elde edilen sonuçlara göre 100 Büyük firmaya ilişkin verileri açıklarken, çalışmaya temel oluşturan 2017 yılını da ekonomik açıdan değerlendirdi.

 

7.4’lük büyümenin etkenleri

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, 2017 yılındaki 7.4’lük büyümeyi etkileyen makroekonomik koşulları sıralarken, potansiyelin üzerindeki büyümede hem iç hem de dış talebin etkili olduğunu, bir başka ifadeyle çift kanatlı bir büyüme yaşandığını ifade etti. Ender Yorgancılar, inşaat yatırımlarının yüzde 12 büyümesinin sevindirici, imalat sanayinin yüzde 8.8 büyümesinin olumlu olduğunu vurgularken, makine ve teçhizat yatırımlarının binde 7 büyümesini ise düşündürücü olarak değerlendirdi.

Kalıcı ve sürdürülebilir büyümeyi savunan Yorgancılar, 2017 yılındaki büyümenin büyük ölçüde genişletici maliye politikaları ve kurlardaki artış tarafından şekillendirildiğine işaret ederken, şu noktalara dikkat çekti:

“Genişletici politikalar sonucu Devlet bütçesi 47.3 milyar TL ile 2009 yılından sonraki en yüksek açığını vermiştir. 2017 yılında ilave 984 bin kişiye istihdam sağlanmış, işsizlik yüzde 10.9 düzeyinde kalmıştır. Bu büyüme yüksek enflasyon ve yüksek cari açık yaratmıştır. Enflasyon ve faizlerdeki artış girişimcilerin finansman maliyetlerine önemli artışlar getirmiştir.  Merkez Bankası ekonomiyi yönlendirmede geç ve yetersiz kalmıştır. 2017 yılında imalat sanayi ihracatında 147 milyar dolar ile rekor kırılırken, 2013 yılından (196 milyar dolar) sonraki ikinci büyük (190 milyar dolar) ithalat düzeyi gerçekleşmiştir. Sanayi sektöründe, 2010 yılından (%10) sonraki en yüksek işgücü verimlilik artışı (%6) yaşanmıştır.”

Ender Yorgancılar, 2017 verilerinin olumlu sonuçlanmasında; Kredi Garanti Fonu aracılığıyla 221 milyar liralık kredi kullanımı, TOBB Nefes Kredisi ile 250 milyar liralık kredi kullanımı, istihdam seferberliği, ÖTV ve KDV indirimi, kur artışlarının ihracata olumlu etkisi, Eximbank’ın artan ve çeşitlenen destekleri, Rusya ile anlaşmazlığın sona ermesi, darbe girişimi nedeniyle 2016 yılından gelen düşük baz etkisi, reel sektörün zorlu koşullara alışmış dinamik yapısı ile gelişmiş ülkelerin ekonomilerinde normalleşme ve dünya ticaret hacmindeki artışının etkilerini gösterdi.

İmalat sanayinin GSYH içindeki payı için yeni seriye göre alınmış veriler değerlendirildiğinde, geçmişte yüzde 20’nin üzerinde yer alan payın yüzde 16’da takılı kaldığını gördüklerini dile getiren Yorgancılar, “Almanya’da yaklaşık yüzde 23, Güney Kore’de yüzde 29.5 olan rakamlar göz önüne alındığında verilerimiz Türkiye’yi büyük hedeflere götürecek düzeylerden uzaktır” diye konuştu.

 

 

 

Cari ve reel değişim

Üretimden satışlar kriterine göre 100 Büyük anket çalışmasının EBSO tarafından 36 yıldır aralıksız gerçekleştirildiğini hatırlatan Ender Yorgancılar, temel verilere hem cari hem de reel yani enflasyondan arındırılmış olarak bakıldığında 2017 yılında firmaların gösterdiği performansın, son 10 yılın en iyisi olduğunun anlaşıldığını ifade etti. Yorgancılar, “100 büyük firmanın toplam satışları (ciro) içinde diğer satışların payı yüzde 5’lerden yüzde 9’lara yaklaşmıştır. Ancak, 2017 yılındaki genel iyileşme bu veride de ortaya çıkmış, üretimin payında binde 2’lik bir olumlu yansıma gözlenmiştir. Firmaların toplam net satışları yani ciroları ve üretimden satışları, 2016 yılında sadece yüzde 1 artarken, 2017 yılında yüzde 40 artmıştır. Bu orandaki bir artışta, 2017 yılında verilen destekler, sağlanan kolaylıklar etkili olmuştur. Niceliksel bu artış sevindirici olmakla birlikte, niteliksel olarak katma değerli üretimi artırmanın önemli olduğu bir süreçte olduğumuz unutulmamalıdır” değerlendirmesini yaptı.

 

İhracat artışı

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, ihracat pazarlarımızdaki siyasi ve ekonomik sıkıntılardan dolayı yaşanan daralmada tersine dönüldüğü ve son 2 yıla göre bir düzelme görüldüğünü belirtirken, “Firmalarımız 2016 yılında, Türkiye genelinde olduğu gibi 100 dolarlık üretimin 34 dolarını ihraç ediyordu. 2017 yılında ise bu oran yüzde 36’ya çıkmıştır. Bu küçük ancak önemli gelişmede kur artışlarının etkisi belirleyici olmuştur. Ancak, ithalattaki artış bu iyileşmeyi gölgelemektedir. Kimya, gıda, kağıt-basım ve demir çelik net ithalatta, tekstil, taşıt, maden-toprak- mermer sektör grubu net ihracatta öne çıkmaktadır. Orta gelir tuzağını aşabilmemiz için net ithalatçı sektörlerin ihtiyaç duyduğu ürün üretiminde yerlileşmek, katma değeri büyütmek zorundayız” dedi.

 

İstihdamda verimlilik

100 Büyük firmanın istihdamının 2015 yılında 63 bin 600, 2016 yılında 63 bin 981, 2017 yılında ise 63 bin 563 kişi olduğunu hatırlatan Yorgancılar, “100 büyük firmanın istihdamındaki yüzde 1’lik azalışı, azalışı, makine ve teçhizat yatırımlarında kısa sürede ve mevcut konjonktürde yüksek oranlı artış olmayacağı için, verimlilik artışları ile açıklamak yanlış olmayacaktır. Bununla birlikte, Arz-Talep dengesindeki sorunlar hala çözüm beklemektedir” şeklinde değerlendirdi.

 

Borçla büyüyorlar

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, firmaların borç/özkaynak durumuna ilişkin değerlendirmesinde, finansman ihtiyaçlarının yine borç alınarak giderildiğini belirtirken, 2017 yılında borçluluk performansında her ne kadar 9 puanlık bir azalış olsa da, risklerin artarak devam ettiğinin görüldüğünü söyledi. Yorgancılar, 2010 öncesinde borç/özkaynak oranının risk sınırının altında olduğunu hatırlatırken, “Yaşanan bu gelişmede kur ve faiz politikalarının rolü sorgulanmak durumundadır” ifadelerini kullandı.

 

Karlılık yükseldi ama…

100 Büyük anket çalışmasında, satış karlılığında 2011 ile başlayan azalma eğiliminin 2014 yılında üretim dışı faaliyetlerin etkisi ile yerini artışa bıraktığı, 2017 yılında net satışların yüzde 40 artması sonucu satış karlılığının da son yılların en yükseğine çıkarak yüzde 10.9 oranında gerçekleştiği görüldü.

Dönem net karın faaliyet dışı gelirler içindeki payının yüzde 43’lerden yüzde 28’lere gerilemiş olmasının karda, iştigal konusu alanlardan elde edilen gelirin etkililiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Yorgancılar, “Sanayicimiz, geçmiş yıllarda faaliyet karının yüzde 50’sini aşan oranları finansman gideri için kullanırken, 2017 yılında bu oran yüzde 31.7’ye kadar gerilemiştir. Bu önemli bir düşüştür. Finansman maliyeti daha etkin yönetilmiştir. Ama dünya ortalaması yüzde 16’dır. Borçluluk, kur dalgalanmaları ve faizlerdeki artışa rağmen sağlanan kredi destekleri ve üretim artışı bu gelişmede etkili olmuştur. 100 büyük firmanın dörtte biri kadar olan ve ortalama yüzde 75 oranında yabancı sermayeli firmaların, özellikle finansman yönetiminde yerli firmalarımızdan çok daha başarılı olduğu görülmektedir” yorumunda bulundu.

 

Ar-Ge sevindirdi

Ender Yorgancılar, 100 Büyük içinde 52 firmanın Ar-Ge yaptığını bildirmesinin sevindirici olduğunu dile getirirken, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yüksek katma değerli üretime yönelik devlet desteklerinin bu kapsamda artırılması ve çeşitlendirilmesinin neticesini, artan Ar-Ge harcamalarında görmekteyiz. 2013 yılında 100 Büyük firmanın Ar-Ge harcamaları 72 milyon lira iken, 2015 yılında 161 milyon liraya, 2016 yılında da 201 milyon liraya yükselmiştir. Ar-Ge giderlerinde yüzde 11’lik artış gerçekleşirken, taşıt sanayi, kimya ve demir-çelik-metal sektörleri öne çıkmıştır.”

 

Son 10 yılın en iyisi

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, genel olarak sonuçların 100 Büyük firmanın üretim ekonomisindeki performansını artırarak son 10 yılın en iyisine ulaştığını gösterdiğini belirterek, bu gelişmede olumlu konjonktür, kredi ve istihdam destekleri ile genişletici maliye politikasının belirleyici olduğunu söyledi. Ender Yorgancılar, “Finansman yönetiminde kısmen iyileşme belirtileri olsa da, özkaynak ve borçlanma sorunu, yerli firmalarımızın en büyük riski olmaya devam etmektedir. İhracat başarısının yanında ithalat artışı, ithalata bağımlı üretimi teyit ederken, somut, kalıcı, uzun vadeli önlemleri zorunlu kılmaktadır.

O nedenle, yerli ve milli seferberliği, proje bazlı teşvikler geç kalınmış ama önemli adımlardır. Çünkü; Apple’nin piyasa değeri, Türkiye’nin milli gelirinden büyüktür, 2017 cirosu ilk 100 büyük firmanın cirosunun 11.5 katıdır. Marka değil bir ülke olsa ilk 20 ekonominin içindedir” diye konuştu.

 

İkinci yarıya bakış

2018’in ikinci yarısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, küresel boyutta Ortadoğu’daki gelişmeler ve özellikle İran-İsrail-ABD arasındaki gerilimin petrol fiyatlarına yansıması, Suriye üzerinden Rusya-ABD ilişkilerinin geleceği, ABD’nin korumacı ekonomi politikalarına karşı AB ve diğer ülkelerin alacağı önlemler, ABD’deki faiz ve likidite politikası, Euro/Dolar paritesi, kırılgan ülkelerdeki gelişmelerin küresel sermaye hareketlerine yansımalarını gündeme getirdi. Yorgancılar, “Küresel konjonktür gelişmekte olan ülkeler aleyhine gelişiyor” dedi.

Ender Yorgancılar, Türkiye açısından bakıldığında, yılın kalan bölümünde seçim sonuçları ve hayata geçirilecek reformlar ve ekonomi politikaları, faizler, küresel spekülatif sermaye hareketlerinin yönü ve bu süreçte Türkiye’ye yönelik risk algısındaki gelişmeler, döviz kurları, petrol fiyatları ile cari açıktaki gelişmeler, uluslararası ilişkilerin belirleyiciliğine işaret ederken, “Yapacak çok şey, alınacak çok mesafe var” diye konuştu.

 

Ne yapmalı?

Türkiye’de genel olarak niteliksel bir sıçramaya ihtiyaç olduğuna dikkat çeken EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, şu görüşleri ifade etti:

“Adalet, eğitim, denetim, bürokrasi-liyakat reformu gerekiyor. Ayrıca bunlarla eşanlı ekonomi reformuna ihtiyaç var. Dolayısıyla ekonomi boyutunda, kısa vadede makroekonomik istikrarın sağlanması, reformlara odaklanılması, orta vadede katma değerli üretim ve dijitalleşme yol haritası belirlenmesi, uzun vadede eğitim sisteminin Sanayi 4.0 sürecine göre kurgulanması önem taşıyor. Sanayiciler olarak, ülkemize olan inancımız da, üretim kararlığımız da yeterince güçlüdür. Dünya gerçekleri ile örtüşen sanayi stratejisi, toplumsal huzurun ve birlikteliğin yeniden sağlanması ile Türk ekonomisi gerçek gücünü gösterecektir.”

 

 

Merkez Bankası aldığı kararlarda geç kaldı

Maliye politikaları ve kurlardaki artışın da büyümeye destek olduğunu söyleyen EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, devlet bütçesinin de bu genişletici politikalar sonucunda 47 milyar dolar ile 2009’dan sonraki en büyük açığını verdiğini ifade etti. Bu büyümenin yüksek enflasyon ve yüksek cari açık yarattığını aktaran Yorgancılar, “Burada en önemli konu Merkez Bankası aldığı kararlarda çok geç kaldı. Ekonomiyi yönlendirmede de geç kaldı. Faiz artırımı hamlesinde geç kalındı. En son dolarda ile kur sabitlemesine gittiler. Bu hareketle dolar 4.70’e düştü. Kısa süre içerisinde dolar 4.75’e çıktı. Dolayısıyla bunun dolar üzerinde bir etkisi olmadığını gördük. Türkiye’de yaklaşık 220 milyar dolar civarında özel sektörün ihracat geliri olmayan döviz borcu var.  Özel sektörün asıl borcu bu rakamlar değil, buna 140 milyar dolar koymanız lazım. Ama onu ihracatla karşıladığımız zaman bir kur riski olmuyor. Asıl risk bu 220 milyar dolar. Doların kur hareketliliği ile özel sektörün bilançolarına şu an 44 milyar dolar yansıdı. Onun için doların artışı sanayicileri direk olarak etkiliyor. İthalat yaparken de kur arttığı için oradan da zarar eder hale geliyor” ifadesini kullandı.

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.