ÜRETİMDE KULLANILAN VE ÜRETİMDEN KAYNAKLANAN KİMYASALLARA DİKKAT


30.04.2014, Çarşamba

İlgili Görseller

ÜRETİMDE KULLANILAN VE ÜRETİMDEN KAYNAKLANAN KİMYASALLARA DİKKAT

 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kimyasallar Yönetimi Şubesi Müdürü Bursev Doğan Artukoğlu, küresel olarak kalıcı organik kirleticilerin kullanımının kısıtlanmasına yönelik dört proje yönetildiğini ve üretimden kaynaklanan kimyasal atıklara karşı duyarlı olunması gerektiğini söyledi. 

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO),  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Sınaî ve Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) işbirliği ile Küresel Çevre Fonu'ndan (GEF) sağlanan destekle gerçekleştirilen "Kalıcı Organik Kirleticilere İlişkin Stockholm Sözleşmesi Ulusal Uygulama Planının Gözden Geçirilmesi ve Güncellenmesi Projesi”nin tanıtım toplantısı, EBSO’da gerçekleştirildi. Yasal düzenlemeden üretim planlamasına hatta atık bertarafına kadar uzanan dört proje kapsamında, metal, otomotiv, kimya sanayi, demir çelik, çimento, tekstil, geri dönüşüm, ambalaj, beyaz eşya, tekstil, atık bertarafı sektörleri yer alacak.  

 

Kimyasallara dikkat edilmeli

EBSO Meclis Salonu’ndaki toplantının açılış konuşmasını yapan EBSO Başkan Yardımcısı Erdoğan Çiçekçi, kimyasalların günlük hayatta ve sanayide büyük ölçüde kullanıldığını söyleyerek sağlıklı gelecek için kimyasalların kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. EBSO’nun çevre konularına özel bir önem verdiğini de belirten Çiçekçi, en çok eğitimin ve katılımı en yüksek toplantıların çevre ile ilgili olduğunu ifade etti.

Dünyada üretilen zararlı kalıcı organik kimyasalların miktarı hakkında bilgiler paylaşan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kimyasallar Yönetimi Şube Müdürü Bursev Doğan Artukoğlu, “Dünyada 50 bin kalıcı organik kimyasalların 2 bin 99’u sağlık alanında ilaçlarda kullanılıyor. Sanayi kimyasallarında 80 bin, 800 temizlik ürününde yüzey aktif maddesi olarak kullanılıyor. Dünyada 65 milyondan fazla ticari kimyasal maddenin 309 bin tanesinin kayıt altında olduğu düşünülüyor. 5 milyon tane de biyolojik kalıcı ve kirletici kimyasalın 970 tanesi kanserojen ve 857 tanesinin üreme ve gelişime yönelik toksik madde olduğu biliniyor” dedi.

2014 yılından itibaren Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşmeye şu ana dek 179 ülkenin imza attığını söyleyen Artukoğlu, dünyada en çok kalıcı organik kimyasalların tarım ilaçlarında olduğunu en bilinenin DDT olduğunu da dile getirdi.

 

Anketlere katılın

Bursev Doğan Artukoğlu, sanayicilere ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yasal düzenlemeler öncesinde gerçekleştirdiği anket çalışmalarına katılmaları, mevzuatı izlemeleri çağrısında bulundu. Özellikle uluslararası yaptırımlar nedeniyle yapılacak düzenlemeler öncesinde gönderdikleri formların mutlaka doldurulması gerektiğini anlatan Artukoğlu, “Sanayicimizden geri dönüş olmayınca ‘demek ki bu madde bizde üretilmiyor ya da kullanılmıyor’ düşüncesiyle yasaklama kararı alınıyor. Bu defa sektörler ‘fabrikaları kapatalım mı?’ diye feryat ediyor. Hem sağlıklı bir envanter oluşturulması hem de üretimin planlanıp bununla ilişkili diğer yatırımların gerçekleştirilmesi açısından Bakanlığın anket çalışmalarına sanayicimizin mutlaka katılması, sektörlerini ilgilendiren mevzuatları takip etmesi gerekiyor” diye konuştu.

 

Nesilden nesile geçiyor

Türkiye’de kimyasalların kullanımının çok arttığını ifade eden Çevre Şehircilik Bakanlığı Uzmanı Ertan Öztürk ise “Bu kimyasalların birçoğu hayatımızı kolaylaştırmakta. Hayatımızın vazgeçilmezi durumunda ancak bunlar arasında bazıları tedbir alınmadığı takdirde çevreyi kirletiyor ve insan sağlığını olumsuz etkiliyor. Canlı organizmalar yan dokularda birikerek, nesilden nesile aktarılıyor. Anne sütünden bebeğe geçiyor. Nesillere aktarılarak küresel anlamda taşınıyor. 2010 yılından beri taraf olduğumuz sözleşme ile yeni zararlı kimyasalların da denetimi devam ediyor ve her geçen gün listeye eklenebiliyor” dedi.

 

TOPLANTIYA AİT SUNUMLAR İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

Yayınlar

Site Haritası

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.