BAŞKAN'IN MESAJI

SİYASETE YÖN VEREN EN BÜYÜK GÜÇ, EKONOMİDİR

Değerli Sanayici Dostlarım;
 
Ülkelerin siyasi tablolarını değiştirme gücünü taşıyan en büyük kuvvetin ekonomi olduğu  Fransa’da yaşanan son seçimle bir kez daha ispatlandı. Asla devrilmez , ülke siyasetine tümüyle hakim denilen partiler ve liderler yaşanan ekonomik krizler sonrasında sandıkta değiştirildi. İzlanda, Polonya, Macaristan, İrlanda, Portekiz de değişen iktidarlara , teknokratlara bırakılan İtalya ve Yunanistan hükümetleri de eklenmişken , bu rüzgara  Fransa’da yakalandı. Dünyanın neresinde olursa olsun  bir ülke , ekonomik bir kriz yaşamışsa muhakkak dış kaynaklardan borçlanma ihtiyacı içine düşer. Genelde de bu paraları başta IMF olmak üzere  uluslararası kuruluşlar verir. Ancak bu kuruluşlar bu paraları yardım olsun, o ülkeleri kurtaralım, vatandaşları rahat etsin diye değil, o ülkeler battığında oluşabilecek uluslararası  finans dalgalarını engelleyerek global sermayenin zarar görmemesi  için verirler.  Bu paralar verilirken de,  kriz şartlarının ortadan kalkması için çok ciddi ve hatta can yakıcı  reçeteleri şart koşarlar. Bu reçetelerdeki ilk ilaç  genellikle kemer sıkma olur. Kemer sıkmak demek halka bütçeden akıtılan parayı kısmaktır. Bu para kısılınca,  çalışanların geliri azalır ,tüketim azalır, üretim azalır, işsizlik arta. İşte bu noktada eğer halk kemeri neden sıktığını , daha ne kadar sıkacağını bilmediği ve  anlamadığı zaman  veya başkalarının hatalarını kendisinin ödediğini gördüğü an , siyasi hareketler ve tepkiler artar. Bu artış da sandığa muhakkak yansır. Genelde bu tür ortamlarda yapılan seçimlerde de Avrupa’da olduğu gibi uç akımlar biraz daha güçlenir , az kemer sıkma , makul büyüme hedefli politikalar daha sempatik görünür. Bugün Fransa’da  Hollande’nin yaptığı kısaca budur. Ama bazen de Yunanistan’da olduğu gibi halk kemer sıkmanın hiçbir türünü kabullenemez ve dağılan oylar , beraberinde siyasi bir kaosu getirir.
 
Avrupa’da yaşanan bu durum 2012 yılının ilk çeyreğinde küresel ekonomik faaliyetlerin yavaşlamaya devam etmesine neden olmuştur. Küresel finans piyasalarındaki kırılganlığın sürdüğü  görülmektedir. Euro bölgesinde devam eden sorunlar , ABD ve Çin ekonomileri üzerinde oluşan bazı belirsizlikler ve enerji fiyatlarında yaşanan yükselmeler  ve çalkantılar özellikle Türk sanayicisinin ihracat çalışmalarını etkilemektedir. Türkiye’nin ticaretteki en büyük  pazarı olan AB ülkelerine Nisan ayında yapılan ihracat yüzde 18 gerilemiştir. İlk dört aylık düşüş 1,5 Milyar doları bulmuştur. Bu bölgeye ihracatımızda Almanya’ya yüzde 12 , İngiltere’ye yüzde 3 ,İtalya’ya yüzde 35 ve Fransa’ya yüzde 23 düşüş yaşanmıştır. Ancak , Afrika ülkelerine yapılan ihracatta yakalanan yüzde 43’ lük ve  Ortadoğu bölgesinde yakalanan yüzde 17’lik artış kaybımızın aşağıya çekilmesinde etken olmuştur. 
 
Ülkemizin zor şartlarda verdiği bu mücadele ne  yazık ki ;  Standart & Poor’s gibi bazı kuruluşların değerlendirmeleri  ile zarar  görmektedir.  S&P’nin açıklamasında “ dış talepteki yavaşlama ve kötüleşen dış ticaret , ekonomik dengeyi daha zor hale getirmiştir. Türkiye’nin yüksek dış borcu ve bütçenin dolaylı vergilere bağımlılığı nedeniyle riskleri artmıştır” ifadeleri kullanılmıştır. Bu açıklama ne kadar objektif bir değerlendirmedir ciddi şüphelerimiz vardır. Küresel krizin başlangıcı üzerinden dört yıl geçmesine rağmen , gelişmiş ülkelerdeki bilanço düzeltme süreçlerinin devam etmesinden dolayı, gelişmekte olan ülkelere yönelen risk ve yatırım sermayelerinin Türkiye’ye yönelmesi  yoluna taş konmaya çalışılmaktadır.    

Ender YORGANCILAR
Yönetim Kurulu Başkanı

Başkanın Önceki Yazıları



Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.