BAŞKAN'IN MESAJI

CARİ AÇIK EKSENİNDE OVP

Bayram öncesinde yurtiçinde “2014-2016 Orta Vadeli Program”, yurtdışında da IMF’nin “Dünya Ekonomik Görünüm Raporu” açıklandı. Her iki rapor da geleceğe ışık tutmak adına oldukça önemli mesajlar vermektedir.

Her şeyden önce elbette ki temennimiz hazırlanan programlarda çok fazla revizyona gidilmemesi, hedefleri yakalama oranının daha yüksek olmasıdır. Ancak, son 5 yıldır öyle bir süreçten geçmekteyiz ki, küresel piyasalara dair isabetli tahminlerde bulunmak neredeyse imkansız bir hal almıştır. Bu açıdan değerlendirdiğimizde, şartlar ne olursa olsun, açıklanan hedeflere ve bunları gerçekleştirmeye hizmet edecek politikalara olan güven tam olabilmelidir.

2014-2016 yıllarını kapsayan program küresel koşulları, ulusal risk ve ihtiyaçları oldukça iyi harmanlamış, gerçekçi bir program izlenimini veriyor. Euro bölgesinde yaşanan krizin kaynakları ve küresel sermaye hareketlerinin gerekçeleri dikkate alınarak kamu dengelerinin sağlam tutulmaya çalışılacağı anlaşılıyor. Üç seçimin yapılacağı 2014 ve 2015 yıllarında kamu dengelerinin korunacağı mesajını elbette ki önemsiyoruz. Büyüme hedefleri ise daha gerçekçi belirlenmiş. Bu hedeflerin IMF'nin yeni açıkladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'ndaki Türkiye'ye ilişkin tahminlerle de uyumlu olduğu görülüyor. Ayrıca ülkemiz açısından en önemli kırılganlık kaynağı olan cari açığın kontrol altına alınmasına, tasarrufların artırılmasına ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yoğunlaşmaya yönelik iddialı hedefler konulmuş. Bu hedefleri onaylamamak mümkün değil.

Ancak bu süreçten sonra beklenti, somut adımlara geçilebilmesidir. Söylemden öte uygulanabilir aktif eylem planının ortaya konmasıdır. Bu noktada, yerli enerji kaynaklarının kullanılmasındaki kararlılık en etkili somut adımlardan birisi olmalıdır. Her platformda ifade ediyoruz ki, Türkiye gibi güneş enerjisinden rüzgar enerjisine, jeotermalden maden kaynaklarına kadar zengin bir potansiyele sahip bir ülkenin enerji ithali ile ekonomisini bu derece dışa bağımlı hale getirmiş olmasını anlamakta hep zorlanmışızdır.

O nedenle de, ciddi anlamda Türkiye alternatif enerji kaynaklarına yönelmeli, Almanya örneğinde olduğu gibi güneş enerjisinde ve diğer kaynaklarda gelinen noktaya ulaşabilmelidir.

Diğer yandan, 2000'li yıllarda sanayicimize zarar veren kur politikasını dikkate aldığımızda, planda yer alan doların değerindeki artışın sürekli enflasyonun gerisinde kalması hedefi biz sanayicileri tedirgin etmektedir. Yap-sat yerine al-sata dönülmesinin, dış borcunu artıran bir özel sektörün sürdürülebilirliği, hem küresel iklim hem de ulusal koşullar nedeniyle artık mümkün değildir. Beklentimiz, gelecek yıl bu ortamın ve hedeflerin değiştirilmesi, üretimin, reel sektörün önündeki yapısal ve parasal engellerin kaldırılmasıdır. Böylece hem üretimin daha hızlı artması hem de işsizliğin azaltılması mümkün olabilecektir.

Bayram tatilinde ABD’den gelen geçici anlaşma haberi, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin de birkaç ay rahat nefes almasına neden oldu. Piyasalar açısından da olumlu karşılanan bu durumu mutlaka iyi değerlendirmeli, siyasi ve ekonomik risklerden uzak durmaya özen göstermeliyiz.


Ender YORGANCILAR
Yönetim Kurulu Başkanı

Başkanın Önceki Yazıları



Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.